Hükümet olarak herkesi ev sahibi yapılabilmekten söz edilen ve ‘Yüzyılın Konut Projesi’ denilen hamleyi destekliyoruz.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın koordinasyonuyla Toplu Konut İdaresi’yle (TOKİ) adım atılıyor.
…Ve!
500 bin konutluk adım için “Hem afet riskine karşı güvenli yaşam alanları oluşturmayı, hem de vatandaşların uygun maliyetlerle konuta erişimini sağlamayı hedefliyor.” denilmesi, gayet iyi özetliyor.
Bursa’nın yereliyle;
AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, daha öncesiyle 8 bin 656 konutun yapımını başlattıklarını anımsatırken, beraberinde yeni müjdelenen adımın kentine yansımasını gündeme taşıyordu.
Gürkan, “Bursa’mıza 15 bin 625 yeni sosyal konut daha kazandırarak; hemşerilerimizi ekonomik, sıcak ve güvenli bir yuvaya kavuşturacağız.” ifadesini kullanıyordu.
Kenti adına, “Bu büyük vizyonun öncüsü olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şehrimiz adına şükranlarımı sunuyorum.” diyordu.
Müteahhitlerin dahi krediye ulaşmakta zorlandıkları, enflasyon ve maliyet belirsizliğinin yaşandığı dönemde, inşaat sektörüne kıpırdanma ve kiracıya ev umudu getirilmiş oluyor.
Devlet bankaları üzerinden dolayı olarak uygun devlet finansmanı, araba taksitinden çok daha ucuza ev sahibi yapacak.
Deprem olaylarıyla;
TOKİ’nin konutlarının olası depreme karşı, direnç ve güvenirlik olgusunun güçlenmesi, gayrimenkul ticareti piyasasına farklı boyut kazandırmıştı ve yeni projelere böyle de ilgiyi artırdı.
Düşünce ve proje hamlesi güzel, ama hükümetin böyle projelerde de bazı hususları göz ardı etmemesi gerekiyor.
Günümüz açısından;
Ailelere 3 çocuk hedefinin de gösterildiği günümüzde, artık 1+1 ve 2+1’in ötesinde 3+1’in de önemsenmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Başvurulan ilde, en az 1 yıl ikamet etmiş olma şartı süresi de, daha fazla tutulabilirdi.
Dar gelirli kesim hedefiyle;
Daire alanı fazla büyük yapılmıyor, değeri ve geri ödeme taksitleri düşük belirleniyor.
Başvuru sahibi ile eş ve çocuklarına kayıtlı ‘mülkiyet olmaması’ isteniyor, ama borç sürerken ‘kiraya verilebilir’ serbestliği çelişki oluyor.
Hane gelirinin son 12 aylık toplam gelirin en fazla İstanbul’da 145 bin TL ve diğer iller için 127 bin TL olması, gelir düzeyi yüksek olanların önünü açıyor.
En az 10 yıl vatandaşlık şartı getirilmesi, çiftçe vatandaşlara, uzun süreli böyle mültecilere de imkan tanıyor.
Devlet olarak;
Ev sahibi olmayı kolaylaştıracak bir modeli ve yöntemi, daha büyük proje adımıyla bir kez daha getiriyor, ama…
Toplumun genelini kucaklamak ve talebe karşılık verilmesi için bankacılık sektöründe, uygun kredilendirme politikası ve metotlarının geliştirilmesi gerekiyor.
Zira…
Yatırımcı da, vatandaş da ihtiyaçta!
Bu doğrultuda;
Deprem gerçeği gündemiyle en başta kentsel dönüşüme çekecek güçlü sistemi tesis etmek gerekiyor.
Bu arada…
Kendisi konut üretmek için adımlar atan devlet, özel sektöre de yeni bir değerlendirme getirmeli, sistemi gözden geçirmelidir.
İlgili bakanlık veya belediyelerin imar değişikliği kararı ve/veya inşaat izni yokken, satışlar yapılıyor.



