Devletin çatısı altında, devletin hukuk sistemi, mevzuatı; temel esastır.
Bu temel esasa muhalefet ve eylemi ile beraberinde devletin otoritesinin zafiyete düşmesi, kabul edilemez.
Tüm bunlar göz ardı edilirse, savunulan siyasal ve kamusal değerler ve ilkeler de anlamını yitirir.
Hukuk sabit, doğru tektir!
Bursa’da;
Böylesine bir durumun, ilçe belediyeciliğinde süregelen tezahürü, artık ciddi endişe oluşturmaktadır.
Ki…
Yaşanmış derslerle neyin doğru ve neyin yanlış olduğu, ibretle de sabittir.
Nilüfer Belediyesi’nin önceki belediye başkanları olan Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem yargılanıyorlar.
‘İçerideler’!
Dönemin bazı bürokratları ve yakın dostlar ile dosyalara konu edilenlerle de beraber, mahkeme işliyor.
Detaylar malum…
İmar mevzuatına muhalefet ve imtiyaz meselelerine dayalı bu durum üzerine, haliyle gözler yeni döneminden üzerinde bulunuyor.
Göreve geldiğinde;
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, üzerine basa basa da kanunlara riayetten söz etmişti.
…Ve!
İmar yönetiminin başına yapılan atama ve gidişat, Özdemir’in de yönetimsel güvencesi ve referansı durumuna gelinmişti.
AK Parti de, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün başına yapılan atamaya hassasiyetle de, bürokrata mecliste teşekkürde bulunmuştu.
Birkaç haftadır…
Önceki döneme dayalı ve farklı ölçeklerdeki tartışmalı yapı projelerinin muhataplarının arasından, belediyeye tepkiler arttı.
Çözüm (!) isteniyor!
Başkan Özdemir, başlarda ve ortalarda “Çözümün adresi Ankara demişti.” ama, arkasında duruluyor mu?
Devletin çatısı altında!
‘Mekan basar’ gibi geliniyor.
Tepki sesleri çınlıyor.
Tehditler savruluyor!
Polis de;
Geliyor ve gidiyor.
Belediye başkanının ötesinde;
‘Bürokrat’ tehdit ediliyor!
‘Projelerin önünü açacak’ imza isteniyor.
Bazı akademik meslek odaları, kamusal yönetime, iktidara hukuk dersleri vermek istiyor, ama…
Üyelerinde;
Söz konusu projelere ticari bağlantıları olanlar arasından, tıkanan süreç (!) gerekçesiyle bürokrata meydan okumalar oluyor.
Dün…
Yine;
Nilüfer Belediyesi’nde polisler vardı ve bazı kişilerce ‘devletin mekanına gelindi’, ortalık ayağa kalktı.
Bürokrata;
‘Devlet’in memuruna yüklenenler vardı.
Belediye başkanları ve memuru hapse atılan Nilüfer Belediyesi’nde, birkaç yıldır tartışmaların odağındaki projelere ‘Çözüm’ isteniyordu.
…Ve!
‘İmar’dan başka alana kısa süre önce geçen başkan yardımcısını aramıştık, ‘Devletin çatısı altında, devlete meydan mı okunuyordu?”
Ne telefon, ne adım…
Bürokrata sahip çıkma zafiyeti vardı.
Sıkıntı ne?
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in bağlı bulunduğu siyasi partisince, “Hak, Hukuk, Adalet” denilirken;
Belediyesinde;
Doğru, dürüst bürokratına meydan okunuyor, tehdit ediliyor.
‘Çözüm’ baskısı demişken…
‘Bir şekilde’ tartışmalı bazı dosyalara yönetimsel bir çözüm arama refleksi varsa, savunulan değer ve ilkeleri çökertir.
CHP olarak;
Belediyelere el konulduğundan söz ediliyor ve siyasi karar olarak yorumda bulunuyor, ama Nilüfer Belediyesi’ne bakmalılar.
Kolluk gücü durumundaki polislerin huzurunda, devletin memuruna ağır konuşmalar yapılması, kabul edilemez.
Polis, devletin polisi!
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in de tehditler aldığını biliyoruz, ama nasıl bir kararlılık, mücadele ve dik duruş ise, belediye yol geçen hanına döndü.
En başta;
Yürütmenin omurgasını oluşturan doğru ve dürüst bürokratına sahip çıkmak ve siper olmak gerekiyor.
Şayet…
Tartışmalı dosyalara belediye içerisinden çözüm aranıyor veya aranacak ise, öncekiler gibi ‘Başkan imzası’ atılsın…
‘Kaçak’ gerekçesiyle;
Kağıttan yapılmış gibi boş prefabrik yapıları yıkmak kolay, ama alışılagelen bir sistemle mücadele etmek ve yıkmak, önemli olandır.
Doğru ve dürüst bürokratın arkasında durmak gerekiyor ve bu da devletin ve kanunlarının arkasında durmaktır.
Zaten…
Müfettişler, gidip geliyor!
Şayet…
O bürokrat istifa ederse;
Dürüstlüğün, dik duruşun abidesi olur!
Sevinen CHP‘liler de, olacağına inanıyoruz!
Ne dedik başta;
Yaşanmış derslerle neyin doğru ve neyin yanlış olduğu, ibretle de sabittir.

