Yeni Parti’nin ilkesel anayasa özelliğini taşıyan programına, KentPostasi.Com olarak odaklandık.
Malum…
Kentler, belediyeler çok konuşuluyor.
Neler düşünüldüğü ve vaat edildiğini öğrenmek istediğimizde, tereddüt ve tartışma ihtiyacı refleksine kapıldık.
‘Yerellik ve Yerinden Yönetim’ başlığı altında, demokrasi, adalet ve hukuk gerekçesiyle vurgular yapılıyor.
Velakin…
CHP’den;
Aynı yüz ve yönetimlerden türetilen yeni siyasi partinin önceki evresinde, ‘o ilkelerin uygulanmasına engel var mıydı?’ sorusu çağrışım yapıyor.
Kentsel planlamada;
Bilimsel, ekolojik, sosyal ve katılımcı esaslar vurgulanırken, son yıllarda çok tartışılan bir belediyecilik meselesi, devamında önümüze çıkıyor.
Vaade bağlanan ilkeyle; “İmar rantının kişisel ya da özel çıkarlara aktarılması engellenecek, kent rantı kamu yararına kullanılacaktır.” deniliyor.
Malum…
CHP’nin 30’un üzerindeki belediyesiyle ilgili idari ve adli süreç ile uzaklaştırma uygulamaları bulunuyor.
Yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarıyla dikkati çekerken, CHP’nin ve CHP’nin de kendi içerisinde siyasal irade olarak, ne yapıp yapamadığı tartışılıyor.
Yeni Parti’nin taahhüdüyle;
‘İmar’ rantının kişisel ya da özel çıkarlara aktarılması engellemek için CHP’de gereken öz denetim ve yaptırım olabildi mi ki?
Belediyelerde mücadele var ise;
İlkeli belediye başkanları ve bürokratları görev yapmış ve yapıyor olmalı ki, imar ranta konu olmamış, sürmemiştir.
Sola eğimli bir haber TV’si…
Yöre halkıyla canlı yayında, yorumcu tarafından “3 yıldır CHP’yi konuşuyorlar.” deniliyor, AK Parti’yi ima ediyor.
Ülke, kent ve siyaset kurumu için CHP’yi, en çok yine CHP; örgütler ve seçmeni konuşmuyor mu?
Bu arada…
Programda;
‘Seçim Bildirgesi’ gibi dil kullanıldığını düşünmekle beraber, CHP’de neden yıllarca aynı kadrolarla yol, mesafe alınamadı?
…Ve!
Yıllarca;
Demokrasi ve hukuktan söz edilmesine rağmen, kendi içerisindeki yolların sonu, neden ana muhalefette kalmak oldu?

