spot_img
17 Mart 2026 Salı
spot_img
Ana SayfaYerelUludağ’ın satılan suları, Bursa’yı kurtarabilir mi?

Uludağ’ın satılan suları, Bursa’yı kurtarabilir mi?

spot_img

Bursa gibi büyük kent… Daha büyüdükçe ve beraberinde zaten büyük sanayi daha da büyütüldükçe… Kuraklıkla beraber barajların da dibini gördük.

Türkiye’de orta ve uzun vadeli kentsel büyüme projeksiyonları yapılıyor, ama büyümeyi tetikleyen karar ve uygulamalar nedeniyle büyük kentin sorunları hafifletilemiyor.

Acemler Kavşağı’ndaki kilitlenmeye uzun yıllardır çözüm aranıyordu ve ara dokunuşlarla sonuca gidilmeye çalışılıyordu.

Velakin…

Devletin yer edinimi için maliyeti bertaraf etme düşüncesiyle büyük hastanenin getirildiği kavşağa etkisi, yaşanınca anlaşılacak.

Su!

Yeni dünya savaşının su kaynakları ve paylaşımı nedeniyle çıkacağı, 2000’li yıllarda konuşulurken, Türkiye’nin kentlerinde de su ihtiyacı için endişeler başlamıştı.

Bugün…

Bursa, kentsel tarihinin en büyük susuzluk sorunuyla karşı karşıyadır ve tam anlamıyla devletçe ‘Acil Durum’ ilan edilmesi gerekiyor.

Bu gerçeğe karşılık;

Belediyelerle bağlantı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da, su kaynaklarıyla bağlantılı Tarım ve Orman Bakanlığı da, yerel bir gündemin ön saflarında görülmüyorlar.

İzmir’deki grev nedeniyle insan ve çevre sağlığı sorunu baş gösteriyor, Bursa’da da susuzluk tehlikesi bulunuyor.

Merkezi yönetim…

Duruma, el koymalı!

Hele hele…

Su meselesi.

Siyaset üstü!

Bursa’nın geldiği son durumla kamusal yönetimler olarak, aynı masa etrafında bir araya gelmelidir.

Toplum

Yaşanan su krizi ve tehlikesinde, kimlerin haklı veya haksızlığına ilişkin tartışılıyor ve yanıt aranıyor.

…Ve!
Asıl önemlisi;

Bursa’nın aynı duruma düşmemesi ve başka kentlerin de aynı tehlikeyi yaşamaması için bundan sonrasını konuşmak gerekiyor.

Tartışmalarda;

Su kenti’ olarak ünlenen Bursa’nın suyunun tamamen tükenmişliğine karşı, Uludağ’ın çevresinden çekilen suların satılması günlerdir de çok yorumlanıyor.

Bursa’nın böyle muazzam yeraltı su rezervinin neden kentin istifadesi için kullanılmadığı tartışılırken, devletleştirilmesi de isteniyor.

Dünyaya satılmaya devam edilen suların kaynaklarından, bugünkü gibi hayati durumda kente entegresi için hatlara bağlanabilir.

Peki…

Nereye kadar?

Uludağ’ın kaynak suları kente verilebilir ve kesin çözüm sağlanabilmiş olur mu?

Ambalajlı Su Üreticileri Derneği’nin (SUDER) verilerine göre, geçen yıl Türkiye’nin dört tarafındaki işletmeler olarak, toplam 11,8 milyar litre üretim sağlandığı görülüyor.

…Ve!
Bu yıllık ambalajlı su miktarının, Selahattin Saygı Doğancı Barajı’nın % 9’u ve Nilüfer Barajı’nın %19-20’sine eşdeğer olarak çıkıyor.

İyi bir miktar, ama…

Bu yıl için de 12,6 milyar litre olacağı tahmin edilen işletme üretiminin genel toplam olduğunu belirtelim.

Böyle derken…

Bursa’daki işletmeleri dikkate aldığımızda ise, daha aşağıdaki miktar kente kalabiliyor, ama kışı da çıkartmaz.
1990’larda;

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kendi ihtiyacı için İznik Gölü’nü düşündüğünde, Bursa’da akıllara gelmiyordu.
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin, bağlı BUSKİ kurumuyla yeraltı su kuyularını artırması olmasaydı ve kente entegresi sağlanan Çınarcık Barajı daha da gecikseydi, işte o vakit yanmıştık.

Kuraklık…

Günümüz dünyasının bir gerçeği ve küresel endişe var, ama Türkiye’de büyük kentlerin yükü daha da artıyor.

Sanayiye doymuş olan büyük kente, ne kadar çok fabrika ve organize sanayi bölgeleri arttıkça, Bursa’nın derdi artacak.

Belediyeler kendilerine oto kontrol uygulamaya çalışsa da, merkezi yönetimin üst yetki kararlarıyla sanayi cesaret alıyor.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, “Bursa büyüdükçe, Türkiye büyür” diyor, ama zaten Bursa büyüktü ve daha da büyütülüyor.

Tüm örneklerle;

Bedeli;

Bugün de yaşanıyor ve sürüyor.

Kamusal yönetime gözler çevriliyor, uyarılıyor ve çözüm isteniyor, ama sermaye, çözüm arayışının neresinde?

DİĞER YAZILAR
Reklam
Google search engine

En Çok Okunanlar