spot_img
13 Mart 2026 Cuma
spot_img
Ana SayfaMakaleBursa’nın meselesi, Türkiye’nin meselesi!

Bursa’nın meselesi, Türkiye’nin meselesi!

spot_img

Bursa’nın içerisinde bulunduğu susuzluk gündemi, tüm kentlerin ve dolayısıyla tüm ülkenin sorunudur. Böyle gerçeğe rağmen, bu kentin gündemi, belediye üzerinden dönüyor.

Olası büyük bir depremi konuşuyoruz ve sonrasındaki insani ihtiyaç için nelerin yapılabileceğine de odaklanmak gerekiyor.

…Ve!

Su da, böyle!
Deprem yok, ama susuzluk yaşanıyor.

Kuraklık;

Buzulların erimesine varıncaya kadar bir tehdit ve gerçekken, kendi ülkemiz için en az az deprem kadar konuşmalıyız.

Su için…

Milli ölçekte;

‘Acil Eylem Planı’ var mı?

Bursa’yı konuşurken…

Sadece barajlara odaklanılıyor, ama mevcut yeraltı ve yer yüzeyinde suyun potansiyeli önem taşıyor.

Bursa için…

AK Parti’nin, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yönetimine eleştirel bakışı, tartışmanın bir boyutudur.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de, bundan sonra çok dikkatli ve hızlı olması gerektiğini de söyleyebiliriz.

Şimdi…

Asıl önemlisi;

İnsani açıdan…

Hayatın sürdürülebilirliği için de, toplum ve çevre sağlığı için de ticari ihtiyacın ötesinde, acil durum ihtiyacı olduğudur.

…Ve!
Bakanlıklar da, belediyeler de, nihayetinde devlettir ve el birliğine, güç birliğine ihtiyaçla karşı karşıyayız.

Maalesef…

Kontrolsüz ve ucu belirsiz sanayileşme ve tetiklediği nüfus artışı, kenti büyüten gerçekle sorunları da karamsarlaştırıyor.
Bakınız…

2023 yılında;

Tarım ve Orman Bakanlığı, Gaziantep İli Kaynaktan Musluğa İçme ve Kullanma Suyu Güvenliği Planı’nın Hazırlanması Projesi’ne imza atmış görülüyor.

Devlet politikasıyla,

Mevcut su rezervleri ve potansiyelinin güvenliği ve geleceği için de, kuraklık tehdidi için de ana eylemle yol haritası gerektiriyor.

Nitekim…

Gaziantep’te;

‘Tehlikenin Konumu’ ve ‘Tehlike Sebebi’ olarak, Bursa için de geçerli olan durum tespitleri kayda geçirilmiş bulunuluyor.

Baraj havzası başta olmak üzere ve özellikle madencilik sektörü ile diğer kirletici unsurlar olarak, uyarılar yapılıyor.

Bu arada…

Bursa’da da görüldüğü üzere, o madenlere izinleri verenin de, diğer bakanlık yani devlet olduğunu ve iyi işleme ve denetimi sağlamış olması gerektiğini de not düşelim.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Bursa’da yaşanan su meselesinin neresinde?

Bakanlıklar;

Ortak çalışmalı, harekete geçmeli.

Şu günlerde;

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Hatay’da Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yeniden yapılacak Ulucami için gecikmeyi eleştirdi.

Geciktiyse;

Vakıflar Genel Müdürlüğü yapsın!

Bursa’nın susuzlukla hayati bir sorunla karşı karşıya olduğu böylesi günlerde, Kurum’u bu konuda acil eylem için duymak ve hatta kente görmek isteyen düşünce oluştu.

AK Parti’nin, Bursa’daki yerel otoriteleri ve milletvekilleriyle çabaların içerisinde olduğunu biliyoruz, ama hükümetçe ve üstelik muhalefete düşülen Bursa’ya el atılmalıdır.

Gelelim;

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’na;

“Bursa büyürse, Türkiye büyür demekten” vazgeçin, artık “Anadolu büyürse, Türkiye büyür” denilmelidir.

Susuzluğu konuşuyoruz;

Kamusal özelliği bulunan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası da, kuraklık ve susuzluğa çözüm arayışının ve çözümün neresinde?

En başta;

Su rezervlerinin iyi değerlendirilmesi ve tehditler açısından, özellikle sektörler disiplini ve öz denetimi ile tüketim tasarrufu için çözüm masasında olmalılar.

DİĞER YAZILAR
Reklam
Google search engine

En Çok Okunanlar