Türkiye’de tarımın aslında yok olmadığı, ihracattan çok iyi anlaşılıyor ve iç piyasada makul fiyat bir yana, kaliteye de hasret kalıyoruz.
Küresel boyutta;
Yerli ve milli savunma sanayimizle övünüyoruz, ama yerli ve milli tarımın bereketini göremiyoruz.
Tarla ve seralarla,
Özene bezene üretilen meyve ve sebzeler, yabancı ülkelerin insanlarına, sofralarına programlama yapılıyor.
Elin yabancısına;
Milimetrik ölçü ve kalite hassasiyetiyle sebze ve meyve ve sebze ürünleri gönderiliyor.
‘Filistin Davası’ gerekçesiyle ABD sermayesine ait Coca Cola’ya kafa tutan boykot var, ama…
Öne çıkarılan yerli kolada, pancar şekeri mi, Türkiye’de üretim yapan ABD sermayeli suni şeker mi var?
Yerli ve milli füzeler uçuyor, ama market ve pazaryerlerindeki sebze ve meyve fiyatları da uçuyor.
Sebze ve meyve ihracatında, bu toprakların insanının kalite ve fiyatlarla kollayacak bir sistem, uygulama gerekiyor.
Bursa’da;
Sebze ve meyve tezgahlarında satılanlara baktığımızda, insanımızın ne kadar değerden uzak kaldığını görüyoruz.
Pahalılık karşısında;
‘Her şeyi mevsiminde yiyin’ diyen bir siyasetçi vardı ve sonbahar ile kış aylarıyla ne kadar yanlış olduğu anlaşılıyor.
Milli ve manevi duygularımız o kadar güçlü, ama ticaretin mecrasıyla da kalite ve fiyatta görülmek isteniyor.
Zincir marketler kadar;
Pazaryerleri de, alış ve satış fiyatları üzerinden değerlendirme altına alınması, halkın beklentisi olmaya başladı.
Çok pahalı!
Marketlerde, pek çok gider harcaması var ve pazaryerlerine kıyasla da nakit döngüsü yerine, kredi kartı dezavantajı var.
Zincir marketleriyle yarışan ve geçebilen duruma gelen pazaryerlerinde, ‘Alış’ fiyatları merak ediliyor.
Bolluk var, ama ihracat ve fiyatlandırma başta olmak üzere, pahalılığın nedenlerinin üzerine kararlıkla gidilmesi gerekiyor.
Böyle derken…
Uzun yıllardır, sebze ve meyve toptan satış halleri ile aracılık sistemiyle ilgili tartışmalar da bitmiyor.
İhracat, enflasyonu da tetikliyor.
Ayva fiyatına 200 TL’yi çok bulup nedeni sorulduğunda, “Ayva yok!” diye cevap alınıyor.
Tarlada bol olmasa, yeni yılın geride kalan ilk ayında 698 bin 349 kilogram ihracat mümkün olabilir miydi?
Mevsimin önemli meyvelerinden mandalinada, yeni ihracat rekoruyla 204 milyon 633 bin 144 kilogram yurt dışına gönderildi.
‘Bursa Siyahı’ diye ünlenen Bursa’nın baş tacı yöresel ürün incirinde, tam anlamıyla kentliler için trajedi var.
Bolluğa rağmen…
İhracat nedeniyle iç piyasada darlığı ve pahalılığı yaşanırken, daha da çok ihraç etmek için ‘yurtdışı yeni pazar arayışı’ yapılıyor.
Merkezi yönetim olarak;
Ucuz gıda ve tarım ürünleri için kurulan zincir marketler de, ilk kuruluş misyonundan uzaklaştı.
Normal marketler gibi duruma gelinirken, meyve ve sebze tezgahlarında çeşitlilik, kalite ve ucuzluk aranıyor.
Son söz…
Eğitim ve beslenme, güçlü nesillerin varlığı ve sürdürülebilirliği için çok önemlidir.
TV’lerdeki ambalajlı gıda reklamlarında, ‘günde 3-5 porsiyon meyve ve sebze tüketin’ uyarısı kullandırılıyor.
Mümkün mü?



